Evli çiftler içinde yaşanmış olan çatışma ve boşanma oranları eski dönemlere kıyasla artış gösteriyor. Bunda pek fazlaca faktörün tesiri bulunduğunu söyleyen Liv Hospital’dan Uzman Klinik Psikolog Ceren Aydın sıhhatli bir ilişki için önerilerde bulunmuş oldu.

Önceki kuşaklarda ilişki içinde hanım ve adamın rolleri daha değişik konumlandırılıyordu, boşanmaya yönelik ciddi tabular vardı, hatta boşanma bir seçenek bile değildi. Günümüzde ise toplumsal olarak boşanmalara bakış açısındaki esneme ve kadının iş hayatında yer edinmesi ile elde etmiş olduğu ekonomik özgürlük istenmeyen bir birlikteliği sürdürme ‘mecburiyetini’ de ortadan kaldırmada fazlaca büyük bir adım. Günümüzde baskın ilişki dinamikleri, değişen roller, bilinçlenme ve bireysel başka pek fazlaca unsur ilişkilerin gidişatında oldukça belirleyici oluyor.

SAĞLIKLI BİR İLİŞKİ İÇİN BU ÖNERİLERE KULAK VERİN!

– Kendinizi tanıyın, iyi mi ilişki kurduğunuzu, ilişkiden ve partnerinizden ne beklediğinizi anlamaya çalışın.
– Problemlerin üstünü örtmek yerine bu tarz şeyleri açık açık konuşun ve üstesinden gelmek için beraber hareket edin.
– Bireysel alanları koruyun fakat hem de çift olarak kaliteli zaman geçirin.
– İlişkide günah keçisi duyuru etmek yerine sorunları ortak bir sorumlulukla üstlenin.
– Partnerinizi anlamaya çalışın, kulak verin, saygı gösterin.
– Kimi zaman fazlaca içinde olduğumuzdan, kimi zaman iyi mi yapacağımızı bilmediğimizden, kimi zaman bildiklerimiz yetmediğinden uzman desteği gerekebilir. Çift terapisi eğer fazlaca geç kalınmazsa, doğrusu ilişki kangren olmadan ilkin müdahale edilirse sorunların çözümünde ve genel olarak ilişki doyumunun yükselmesinde fazlaca yararlı bir seçenektir.

İLİŞKİDE ÇATIŞMAYA ZEMİN HAZIRLAYAN FAKTÖRLER

Kültürel zemin, düşünceler, deneyimler, beklentiler, kıymet yargıları şeklinde pek fazlaca temel mevzuda farklılıkları olan iki ayrı şahıs bir araya geliyor ve sıhhatli, dengeli, uzun soluklu bir birlikteliği sürdürmek istiyor. Bu Hollywood sahnelerinin ya da peri masallarının bizlere sunmuş olduğu kadar kolay başarılır bir şey değil. Üstelik tüm alanlardaki çatışmalara ek olarak bağlanma sorunları, sıhhatli yazışma becerilerinin eksikliği, sınır ve rol çatışmaları, aldatma, güvensizlik, ekonomik problemler, gerçek dışı beklentiler ve cinsel yaşama dair problemler şeklinde pek fazlaca unsur çoğunlukla eşler arası sorunlara kaynaklık ediyor. Sadece bu ümitsizliğe kapılacak kadar da trajik bir durum değil. Bizlere o filmlerde sunulan imrendiğimiz tutkulu aşklar- eğer yerine başka temeller atılmazsa- tutku azaldıktan sonrasında aslına bakarsanız ayakta kalmakta zorlanıyor. Aşkın ve tutkunun önemi yadsınamaz sadece sıhhatli bir birlikteliği devam ettirme söz mevzusu olduğunda kafi olmayabiliyor.

İLİŞKİDE DEVAMLILIK NASIL SAĞLANIR?

Araştırma bulguları ve klinik deneyimlerimizi baz alırsak yakınlık kurabilme, güvenli bağlanma, ilişkiye bağlılık duyma, itimat, sıhhatli yazışma, etkili sorun çözme becerilerine haiz olma ve daha fazlaca sayıda unsur sıhhatli bir ilişki ile pozitif yönde ilişkili bulunduğunu söyleyebiliriz.

GERÇEKTE DOĞRU KİŞİ VAR MI?

“Doğru şahıs’ terimi yanlış değil bir ihtimal fakat oldukça keskin bir tarif. Sanki ‘doğru’ olduğundan o şahıs asla hata yapmayacak, ilişkide asla sorun olmayacak şeklinde bir beklentiye, hatta bu beklentinin karşı tarafa bir misyonmuş şeklinde yüklenmesine yol açabilir. ‘Doğru’ şahıs ile bile hayal kırıklığı yaşadıysak ve bu şahıs de tekse bundan sonrasında ne olacak şeklinde bir kaygı ve umutsuzluğu da bununla beraber getirebilir. Oysaki bugün, bu şartlarda doğru bulduğumuz ve bizlere iye gelen nitelikler yarın biz, karşımızdaki, gereksinimlerimiz ya da ilişki değiştiğinde anlamını yitirebilir. Muhteşem bir partner ya da ‘sorunsuz bir ilişki’ garantisi yok. Fakat elbet daha sıhhatli ve uyumlu bir ilişki için de eş seçiminde dikkat edilmesi ihtiyaç duyulan noktalar var.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.